İş ve Yaşam Dengesi
12. Ulusal İnsan Yönetimi Kongresi’nin ilk oturumunda, Marion Appel-Schiefer, “İnsanlar” başlığı altında, İş ve Yaşam Dengesi konulu konuşması ile katılımcılarla buluştu. Oturumu sunan Murat Yalnızoğlu’nun belirttiği gibi, Marion Appel-Schiefer konuşmasında, daha mutlu ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmenin yollarından söz etti.
Konuşmasının başında, “Dengeli bir hayat” sürdürmenin tüm çalışanlar için gerekli olduğunu belirttikten sonra “Vakit hayatınızdır” sloganı ile “zaman”ın hayatımızdaki önemine dikkat çeken Schiefer, zamanı dengeli kullanmanın gerekliliğini vurguladı.
“Günlük hayatın çok hızlı aktığı, insanların sürekli olarak gecikmekten yakındığı ve hayatı yakalamak için yorgun düştüğü günümüzde, zaman yetersizliği sebebiyle birçok kişi iş hayatına ve yaşamlarındaki diğer önemli şeylere gösterdiği özeni dengelemekte zorlanıyor.”
Schiefer, katılımcılardan, aşağıdaki soruları sırasıyla kendilerine sormalarını istedi ve tüm soruları evet olarak yanıtlayanların gerçekten “dengeli” bir yaşam sürdürdüğünü belirtti.
Sorumlu bir kişi olarak ailenize özen gösteriyor musunuz?
Sorumlu bir kişi olarak işinize özen gösteriyor musunuz?
Sorumlu bir kişi olarak birlikte çalıştığınız kişilere özen gösteriyor musunuz?
Sorumlu bir kişi olarak kendinize özen gösteriyor musunuz?
Sorumlu bir kişi olarak sağlığınıza özen gösteriyor musunuz?
Schiefer, “Yaşam dengesini kurabilmek için öncelikle kendinize ve sağlığınıza özen göstermelisiniz” sözüyle konuşmasını sürdürdü. Profesyonel sağlık koçu olarak yaklaşık 20 yıldır bu konu ile ilgilenen Schiefer, 15 yıl önce hiç önemsenmeyen sağlık ve fitness konularına günümüzde medyanın daha çok değindiğini ve birçok şirkette çalışan sağlığı ile ilgili çalışmalar yapıldığını belirtti. Büyük bir çoğunluğun, her zaman sağlıklı olmak isteği duyduğuna ve bunu dile getirdiğine, ancak gerçekleştirmekte zorluk yaşadığına da değinen ve bu sorunun en önemli sebebinin zayıf yanlarımızdan biri olan “sürekli erteleme alışkanlığı” olduğunu belirten Schiefer, stresle yaşamanın sağlık için iyi olmadığını ve kendi yaşam hızımızı değiştirebileceğimizi vurguladı. Schiefer’a göre, bu değişimi yapabilmek için kendi zihnimize bakmalı ve kendimize zaman ayırmalıyız.
“Kendi yaşam hızımızı değiştirebilirsek dünya da değişecektir.”
Schiefer, konuşmasında, teknolojik gelişmelerden ve alışkanlıklarımızın hayatımızdaki hızlı değişime ayak uydurması gerektiğinden de bahsetti. Beslenme alışkanlığımızın geçmiş yıllardaki zorlayıcı hayat koşullarına dayandığını ve yeni kolay yaşam tarzına uygun olmadığını, uykusuzluğun ise günümüzde birçok kişinin yaşadığı çok büyük bir problem olduğunu ve uykusuz kalarak hücre faaliyetini sürdürmeyen bir vücudun çabuk yaşlandığını sözlerine ekledi. Schiefer, beslenme ve uyku alışkanlıklarının yanı sıra; ilişkilerin, iş yaşamının ve en önemlisi gün içinde kişinin az da olsa kendisine zaman ayırmasının da gerekli olduğuna ve tüm bunlara dengeli olarak zaman ayırmanın önemine değindi.
Yaşam dengesini kurmak için gerekli olan “değişim”e, var olan fiziksel, duygusal, manevi, sosyal veya zihinsel boyutlardan herhangi birinden başlanabileceğini ve bu boyutların birbirlerini kolaylıkla etki altına alabileceğini belirten Schiefer, özellikle, fiziksel aktivitelerin zihnimizde değişikliklere yol açarak hislerimizi etkilediğini vurguladı. Schiefer’a göre, sağlıklı beslenmek ve egzersiz yapmak zihni ve dolayısıyla hisleri değiştirirken, bu davranışın sonucunda kilo vermek kişinin kendisini daha güçlü hissetmesine neden olur ve değişim başlar.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun








