Çocuk da Yaparım, Kariyer de... Ama Nasıl?
Yeni anne olduğunuzda bütün alışkanlıklarınız değişmeye başlar; zira artık sizin için dünyanın yeni bir merkezi vardır; çocuğunuz! Bu kuşkusuz çok istisnai durumların dışında tüm kadınlar için hayatta yaşanabilecek en büyük mutluluk ve en büyük heyecandır. Ama küçük hazinenizi ilk kez kucağınıza aldığınız andan itibaren hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacaktır. Bebeğiniz size hayatta tadacağınız en büyük mutluluğu, en büyük sevgiyi, en akıl almaz keyifleri getirirken tüm alışkanlıklarınızı da baştan sona değiştirecektir. Hele bir de çalışan bir anneyseniz hayatınızı ve tabi kaçınılmaz olarak kariyerinizi de bir koşuşturma ve kaos dalgasına kaptırmanız işten bile değildir. Bolca koşturmaca ve sorumluluk demek olan bu yeni hayatınızda deneyimlerden ve bulabileceğiniz her türlü destekten yararlanmakta ise sonsuz fayda var.
İşte bunlardan biri; geçen yıl ARTEMİS yayınlarından çıkan “Kusursuz Annenin El Kitabı”. Moda ve yaşam-stil editörü Grace Saunders yazdığı ve gerek dünya, gerekse Türkiye’de ilgi gören bu kitap çalışan kadının hayatındaki bu en önemli dönüm noktasına dair önemli ip uçları veriyor! Saunders kitabında iki çocuklu bir anne olarak hem kendi tecrübelerini okurla paylaşıyor hem de ailesi ve arkadaşlarının arasındaki sayısız anneye, konunun uzmanlarına sorular soruyor. Kitabı okudukça da anneliğin ne kadar “evrensel bir kurum” olduğunu, sorunların ne denli ortak ve çözümlerin ise aslında (biraz deneyim, biraz yaratıcılık ve biraz da destek ile) ne kadar pratik olabileceğini anlıyorsunuz. İyi bir uyku nasıl çekilir, doğru beslenmenin yolları, eski formunuza kavuşmak ve iş yerinizde eski performansınızı yakalamak, hatta daha da ileri gitmek için neler yapmak lazım vs...
Kendisi de oldukça yoğun bir işte çalışmakta olan yazar kitabında, kendi tecrübelerinin yanında başarılı anneleri de gözlemleriyle ele almış. Hem kariyerinize devam etmek, hem de iyi bir anne olmak için hazırlanmış bir rehber niteliğindeki kitapta pratik öneriler, faydalı ipuçları ve kurnaz numaralar yer alıyor.
“Çocuk da yaparım, kariyer de!” diyenler için en önemli bölüm ise kitabın 291’inci sayfasında başlıyor. İşte 60 sayfanın üzerinde olan “İşle özel yaşam dengesi' bölümünden birkaç faydalı öneri.
İŞLE ÖZEL YAŞAM DENGESİ-Suçluluk Duygusu ve Fedakarlıklar(s.291)
“Suçluluk” ve “fedakarlık” sözcüklerinin pişmanlık duygusuyla birlikte dalgalanarak yükseldiği bir milyonun üzerinde anne-babalık hali vardır. İş ve özel hayat dengesinin çatırdadığı durumlardan daha gerçek bir şey yoktur. Deneyimlerimden öğrendiğim kadarıyla evin ekmek parasını kazanan da olsanız, kazancın eşit ortağı da, part-time bir katılımcı, hatta tek başına yaşayan bir anneyseniz bile suçluluk, kafa karışıklığı ve yürek burkan umutsuzluk duygusu hep aynı yaşanır. Kızımı doğurduktan sonra işe dönmekten başka seçeneğimin olmadığını biliyordum. Harika bir işim vardı(asistan olarak başladığım işte yıllar boyunca merdivenleri tırmandıktan sonra ‘hayallerimdeki iş’i yapıyordum.). Kimliğimin büyük bir parçasını oluşturmasının yanında faturalarımın büyük bir kısmını da ödememi sağlıyordu.
Kurulacak En Zor Denge (s.313)
Çalışan bir annesiniz. Ama sanki bir tahterevallinin üzerinde gibisiniz. Tahterevallinin bir tarafında işiniz(iş teslim tarihi ile sizi sıkıştıran patronunuz, sonbaharda iş gesizi ve yine bozulan faks makinesi), öbür tarafta Çocuğunuz (parmağını emen, emziğine, kitabına ve biberonuna sıkı sıkı yapışan, çalışan annelerin çocuklarının gittği anaokuluna gitmek için bekleyen). Bütün bunların arasında bir yerlerde siz. Elbiselerinde kalem izi, saten bluzunun yakasına muz bulaşmış, çantasından ıslak mendiller fışkırıyor. Bir anne, eş, çalışan ve kadın olmak arasında kuracağınız denge en zorudur.
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun








